Tımarhane



tanrım nasıl da duruyorum vitrinde
kırmızı bir balığa sarılıp
beyaz önlüklü drangoslar
beyaz kepli femme fataleler geçiyor
burnumu tut
üşüyor
elimi tut yılan gibi

ağır ağır soyunuyorum
bak bu göğsüm pervaza sıkıştı
aniden kapandı evin kapıları
kapıları anahtarlar mı kapadı
yoksa senin kesik parmakların mı
gotik gözlerin mi
sivri uçlu sakalın mı kapadı

sus şimdi
maydanoz çiğne
kapıları aç, duvarları kır

sen şimdi arabeskli damar şarkı söylüyorsun
sunturlu
çivili ağaçta yalnız kuş
kış geçti yaz geldi
evlendik

evlendik mi

hah ha ha haaa hah
çocukken yanımdan geçti sığırlar
sağırlar
ağır başlı olamadım hiç..

Tımarhane” için 9 yorum

  1. Dışarıda içeriden daha deli bir dünya var, kendine benzemeyeni oyundan atan. Kendini her gün akıllı vitrinlere koyuyor insanlar, gözetliyorlar birbirlerini, fark edilince tatmin dolu, edilmeyince nevrozlu geçiyor hayatlar.

    Liked by 1 kişi

Yorum bırakın