İs’af

sonra kaseti koyduk
cam gibi eklemleri vardı
doğulu bir abdal’ın göğüs ucunda
karanlık ve acı

Hep geri gitmeliyiz
timsahlar kuyruğunu kaldırmışken
İskambil kağıtları gibi dağılacağız
palyaço maskeleriyle
bir kıymığın etrafına dolanan ceviz kırıcıları
bir havayı taşırlar
ve zaman kabuğunda şeritleri koparan
mağrur bir siluet
eğilip boynumu öper

sevgilim
boğuk tuhaf bir ses gibi
karla dedi
bazı geceler bir kızılderili gibiyim
kuşanıp mızraklarımı
dudağımın yarasına bastırıp
bir kuğuyu indirdim göle
vakit iniltili, hiç sesi gelmedi  suyun..

Fotoğraf, Max Klinger

İs’af” için 2 yorum

  1. quindi mettiamo la cassetta sul capezzolo di un Abdala orientale con
    articolazioni
    vetrose
    scure e amare

    Dovremmo sempre tornare indietro, mentre i
    coccodrilli sollevano la coda, ci
    disperderemo come carte da gioco, i frantoi di noci avvolti attorno a una scheggia con
    maschere da clown trasportano un’aria e una silhouette orgogliosa che rompe le strisce nel tempo si piega e mi bacia il collo…

    la mia cara
    rauca come una strana voce ha
    detto con la neve
    alcune notti che sono come un indiano , ho stretto le
    lance nella
    ferita del mio labbro e ho
    abbassato un cigno nel lago, il
    tempo piagnucolava, l’acqua non ha mai sentito …

    greetings from Italy

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s