Artus

‘şimdi benares’in orospuları gibi
bayramlarda
birdenbire sanskrit ölümlere  çarpıp
şarkılara, şarkılara düşen kadınlar var şarkılarında..’
……

/

sırtım bir kılıca bahşedilmişken
oraya bırakıyorum ağzımın içini
italik ölümlere bakıyorum
bir aynanın örgüsünde gölgeler

karanlık bağırtıları konuşuyoruz
kaybolmuş beşinci bap.

/

başımı eğiyorum, uzun bir sessizlik
ve acelemiz var.
dağılmak istiyoruz iskambil kağıtları gibi
ne güzel görünüyor saç uçlarından
boynumuza fısıldayan
suyun taşa çarpışı…

orada
‘soyutlanmış çizerler gibi
çarşambaları ırmakta boğulup gittiler hep..’

Reklam

Gaia

Orada duruyorduk
Teşnelik ve duvar arkalarında
Saat sesleri
Ve tek bir kişi yoktu ki uyusun.
Geceleri hamamböcekleri gibi filizlenen çamlara bakıp, simsiyah trampatalara karşı
Nasıl şarkı söylüyor bu sis
Nasıl da ağız içlerinde çıt..
O kadar da sessiz değilken
İkiye bölünüyoruz…

Su rengi, gelsin kutsal bildiğimiz şeyler
Kahve saç gölgeleri, parlak renkler
Aynalar biliyor sadece, değilmiş gibi de
Bir karanlık, yarım gece, apansız rüzgar
Yine de orada gün avuçlarımda açmış  toplamalı ve öyle bakışıyoruz
Gözüm gibi biliyorum, gözüm gibiydi
Burada yastık için bir sigara yaktım
Küf rengi kapı önünde bahar
Havari ve bazukalardan ibaretken
Bir im, nasılsın diyorum içimdekine
Nasılsın, ta içimdeki
Bilmek yeterlidir, belki de değil
Belki havada kuzgun kokusunda vardır
La minörlere konuk olup, dilsizliğin saplarını büyütenler;

Olsundu
Kapanmışlığa isyandır söz, kimileyin böyle olur..
Olsundu.
Olsun..
Zaman dönüyor kendi tonunda.. Olsun..

Pteridophyta


takılar, lavtalar ve bakırlar
en son gidenlerin rengiydi bu
ve parlaktı devletin namlusu
küf yeşili bir çürüğün miğferlerinden akıyordu
eğreltiotları ve çarşıların içi.

,,,

buluntuları istedim
çağırışları
ve çırılçıplak.

suyun regl olmuş hali


hep çarşambaları karnımı okşuyorum
belki de yokluğun tavrı, çürümüş dallar
ve yalnızlık yalan
ve camın ayinleri kırılıyor
ve uyuyanların kör gözleri kırılıyor.

sarhoşluk
bir sunağın üzerine ellerimi bırakacak kadar
ve onları yıkayacak kadar alevli ritüeller
benzersiz makas ucunda
ve kuru bahçelerin tanrılarına baktıkça
parmaklarım hükümsüz kılıyor kendini.

,,,

ağzım sanskritçe
yine karanlık suyun regl olmuş hali
bir hırıltının yırtık anevrizması gibi
dökülenlerle dans ediyorum
dans ettim
yine çarşambaları, o kuruyan atlaslara bakarak.

Gioielli Rubati 206: Maria Allo – SaphilopeS – Brezza d’essenza – Mariangela Ruggiu – Paul Olden – Lucia Triolo – Franz Krauspenhaar – Marina Raccanelli.

almerighi

Al suo vedere
.
In questa notte di luglio
mi giungono parole
dettagli di terra e foglie
sotto il peso del tempo
misteriose in ogni suono
con cui intessere
le cose più semplici che lasciano
senza fiato e unire il tutto
nelle cose che vagano
verso altri mondi
Non temere lo zampillo
che non è una visione
non è una luce ma vita
piena di stupore chiave di volta
per risalire trasparenti
al suo vedere
.
©Maria Allo, qui:
https://nugae11.wordpress.com/2022/07/14/al-suo-vedere/
.
*
.
Taglio della carta
.
La mia mano all’ombra dell’altare scolpisce la luce sulla tua costola,
si trasforma in una festa silenziosa il diavolo nella mia anima.
.
Metti quel tuo labbro arido sui rilievi della mia bocca
passando attraverso le superfici senz’acqua,
sussurra alle fossette del mio collo
e chiedi,
come cubisti spogliati fianco a fianco.
.
Seme
sei stato sulla punta della mia lingua oggi.
.

View original post 460 kelime daha

Ulysses

geceleri taşıp sessizliği yırtan o büyülü bağırış ve çoğu kez katlanıp gidiyordunuz
arp sesiyle dökülen.

.

tam beş kez boğuluyordum ben de
kimliksiz eller, yabancı ve karahindiba gibi
tozun toza meyli
tozun taşa aşkı
tozun hafızasını istiyordum
İniltilerini
ve ipliklerini istiyordum.
.
.
.. .. sonra ruh çıplak bir kuş oluyor lina’m
gidenler gittiğinde..
orada dur..


Kağıt kesiği

elim sunağın gölgesinde, kaburganızda ışığı  yontuyor
sessiz bir şölene dönüşüyor ruhumdaki şeytan.

.

susuz yüzeylerden geçen o çatlak dudağınızı
ağzımın rölyeflerine koy
fısılda boyun çukurlarıma
ve iste
yan yana soyunmuş kübistler gibi

bugün  dilimin ucundan geçtiniz
tohum
ateş ve öyle şeyler.