/
bataklık.
gece yalnızca karanlık değildir
bir yerden fısıltılar yükseliyor
çağrılmayanların iniltileri
çamurun derininde yankılanan kadim diller.
orada, suyun altında
insan dişlerinden örülmüş labirentler
kayıp nesillerin çığlıklarıyla taşlaşmış duvarlar
zaman durmaz, sadece boğulur.
/
çağrılmamış olmanın bedelleri var
lilith’e dokunmak için yola çıkanlar,
birinin yalnızlığını anlamayanlar
kanlarında sisyphus’un lanetini taşıyanlar
her biri aynı sessiz törene çağrılır gibiydiler.
kurbağaları dinleyin.
bataklığın kalbindeki organları dinleyin
her nefes alışta, unutulmuş medeniyetler çöküyor
bazıları ağlıyor, bazıları gülüyor
her biri aynı koro
çağrılmayanların yankıları bunlar.
/
ben
yalnızların ağzındaki zehri içiyorum
dudaklarım soğuk,
tıpkı beynimi delen o ince ölümler gibi.
lilith gibi
yasak bilginin dili,
karanlığın rahmi,
ilk isyanın tohumu.
kurbağaların gözleriyle aydınlanan mağaralar,
insan kaburgalarıyla işaretlenmiş girişler
ve içeride,
duvarlara örülmüş yalnızlıklar oturuyor.
ben de onların arasındayım
sen de çağrılmayanlardansın.
*****
belki de biz,
bir kurbağanın boğazında sıkışmış çığlıklarız.
belki de çağrılmamanın bedeli,
hiçlikten çağrılmaktır.
.
fotoğraf.pinteres



