ɹǝๅdᴉᗡ

/

İlahiler dökülüyor koyu karanlık
Şarabın tadı
Yüzümün nakışı
Bir şimşeğin yatağında
Kül
Ateş
Mu.

Zamanın sayıları uzağa bakar
Dem vurur ölü bir nehir gibi
Orada  çığlık yok
Gölgeler yok
Örtünen ellerim
Ağacın kökünde büyümeyen öz.

Lanetle beni
Mezarların üzerinde o yaprak
Taş soğuk mermer gözler
Avlularda uyuyoruz
Uyanıyoruz
İzini yırtıyoruz gidenlerin.

Gözüm teşne

duvar molaları çok çığlık atıyor, keten lifleri, yarasalar
bin yıllık göz, mağara ve figürler.


taşta taş
kar kristali öğütüyor karanlığın ağzı
bir yelkenli çıpasını derine vurup
beklemekte bizi,
orada
kendi kanatlarımızı yiyoruz
bir nehir hıçkırığıyla yas tutmak yakışmıyordu bize
biraz daha yol oluyorduk traş bıçaklarına, derinliğe ve kedi buğusuna.

//

ah

aşağıda
limon ağacı, mezar sessizlikleri var
lacivert gölgelerimiz
yüzümüz kayıp
yüzümüz kadim zamanlar ve gitare..

Da faciem tuam

Pek sevgili arkadaşım Citrullus lanatus

Perde / l replika senato.

Buraya bak
Ne biçim gün kararıyor bir bilsen
Memotix AQ mometazon furoat monohidrat süspansiyonu bi güzel çektim
Ben kafama çektim
Kustum
Kustum
Burnum sizi kustu, yüksek taşlığı kustum.

/

Ah zavallı çalıçırpıllarım
Mağara kokusuna bakın
Ah zavallı Citrullus’um
Bütün ağaçların dibini kazıdın mı
Kaz, tepeler sana yakışmıyor
Pek bi solucan var bağırsağımda
Sana çiçek de  verecektim bugün kokladım durdum,
Kokladım ama bir türlü veremedim
Avia’m dedi ki koklat ama sakın verme
Vermedim
Lakin bir gram bi isbitiren aldım sana
Oturdum  kış armudunun altına
Henüz olgun değil yemişler ama arılar sarı
Kusmuğum sarı
Bu gidişle armut olgunlaş ağzıma düş diyemem dağın tepesine canım sıkıldı
Tarlaya yürüdüm korkuluğu doğru, bizim gölgemizi de Poe’nin kuzgunları oymuş.

Citrullus kafayı topla gel, olmasa yuvarla bu vampirella’ ya sulu cepkenli kırmızı olsun
Makbuldur. Sevablı  mücerrep olunur, Hahaaa hahhhaaaa mücerrep olunur..

Arz ederim.

Orkestra

Anlatmak gerekiyor
Sayısız uyarı, hep aynı noktada açılmış göz Paris sıkıntısı gibi intihar
Yeniden oluşum
Manet’in öğle yemeğinde çıplaklık
Suç
Bulut
Bütünün parçaları rapsodik ve düzensiz akarken

Sevgilim sen neden tembelsin öyle
Banyo suyunda
Arzu kokan beyaz bir gülü görmüyorsun
Orada
Kökler bahçeye benzer
Kumaşlar sessiz ve yığılgan, gör bak
Limon ağaçlarından karanlık geçecek
Başka şey değil
Bu bizim biçildiğimiz.

Kahveli

kendi çağına gidecek karanlık
kırmızı
ve güzel bir bahçeye sahip mi bilinmez
dağ suyunun bir çukurunda dedim Lina dağın çukurunda eve git
ve atlas direğinde  sakın kaybolma,

uykuluyum,
yüzün ve kendi yüzüm
saksafon çarpı pornografik materyaller
bu göl
bu çürümüş her şey
üç veya beş solucan ötesi  bir esinti…

ne güzel blues
ne güzel karanlık

Tonun kopuşu’na



Bir göz
O dağılmış karahindiba gibi
Geceleri uluyanlar
Ağırlığınca taş duvar ses
La minörleri dökülen ağaçlar üzerinde
Gövdesiz
Köksüz
Ve esir kamplarında bir alay apoletli yılanlar sürünürken,

Göğsüm bir karanlığın orta yerinde
Şahideler geçiyor parmak uçlarımdan
Figür ustaları
Yapıcılar bir şiirin mateminde
Bahçeyi kazıyor
Güneşsiz iskeletleri açığa çıkarıyor.

Ah tepelere
Irmaklara
Bahçelere dönelim.

Koyu mürekkep

Dayanmaz
Baygınlık geçiren göz büyümesi
Yalpaladıkça çözülür gövde
Kimse koruyamaz damarların kanamasını
Katlanıp kendi içinde harf harf.

Güzel bir yaşam duyarsız gölgelerden Kaçma isteği
Solucanlar ve yağmur çürüdüğünde
Giysilerden soyunan dalgalar gibi
Uzanacağız
Ya da yalnız devinimin kucağıdır gece vakti
Memelerinde düğümlü şeyler büyütür
Makas
İğne
İplik
Böylesi iyiydi
Çok daha iyi

Limğona

Anne uyan
Gel çıkalım tepeye
Karlar eridi, göründü çürümüş yapraklar
Ve Badara’da bir bulut

Anne
Bir ay doğar, ay tuta
Gecenin telaşlı kanatları
Doluşup gelir lacivert
Kartal başlı ejderhalar gelir
Ve ey ğormoti
Sana seslendim pelitlerden
Kendi içimde kaynayan her şeye.

Kuşatılmış

.

Bükülüp gelen sade bir düşme gibi
Kostümsüz, yukarıdan aşağıya
Bir gölgenin göğsünün açılmasında
Çok yara
Ve enstrüman toplar

Havada nem
Soyunup duruyoruz ve vakit geldi

Lina’m ışığı ayır
Tozlarımız görünmesin
Geceye bakıp sınanıyoruz
Bu çok kederli, ve boşuna değil
Nerval’in çığlığı.

.

Tablo, Michal Mozolewski