ön lobun sinir taşlarını bilirim vian
zihni açık bir tiyatro değil bu
çek elini budur, şudur odur
gösterme, o parmak düşer
karanlık perdeyim
söz dediğim
ağızda kilit
avuçta sır ve uyumaktayım tozun rengi
tozun dansı ve akmaktayım
bir ece ayhan olunsaydı öperdi alnımın ortasında,
o kantoları soyut an, ünlem gece
bir papürüs ve böyle buyurdu zerdüşt’m;
koy kafanı bir sabunluk, kuzeyde çam ağacı
içmişiz, mesele bu, mesele hava civa, civata
kulak zarı, dört duvar, çat kapı
istanbul bize tepeden güldüm
istanbul bize tepeden güldüm
istanbul bize tepeden güldüm
istanbul sana tepeden güldüm
bir de buradan yak. gak gak guk
ilham’i de öpeyim, ilham dediğim
ot bok püsür. savaşma seviş
kiraz ağacında bir kılıç
obba kılıç, taiçi kılıç
stanpoli
bir örümcek, iki örümcek, zehirli örümcek.



