öyleyse
vahşi ve kaba etlerimize hasan sabbah kokusu sürdük
en ateşli,ne kadar suskun gölgeler
dün yaratılış anı
bugün en dipte kolera
omurgasızlar
memeliler
ve tepetaklak.
ey ölüler siz de öpüşüp affetmeyin
bir zamanlar çiçeklenmişti yüzünüz
sıtma benekli çürük, belki saklıyordunuz
mezarlarınızı ve karanlığınızı,
ve biz inliyorduk taş mermerlere bakıp
gesialdo’nun piç parmakları vuruyordu piyanonun tuşlarına ve hepimiz cinayet mahalle;
, sen birini öldür ve dans et
, sen kullanabilirsin her şeyi ve dans et
, sen ağzı bal, parmaklar ince ve götler büyük
dans et
dans
siz de dans edin ölüler ve her gece istila edin çıplaklığımızı, ruhumuzu sikin ve çöplüğe atın
en diplerde veba
kanguru
ve kokarca.
vuruyorduk şaraplara dudaklarımız dağınık
bir hasan sabbah kokusu vardı vajinamızda
bugün uçurum
yarın en dipte uyuyacağız
memeliler, keseliler ve omurgasızlar
bu matrak göğüslerimiz
uzun kamışlar
ve endropilerden dökülen matruşkalar gibi
karanlıkta ezberlenmiş hafızaların içinde iç
hünerli çığlık
kasıklar
ve kafa taslarımızda tepinip sallanan,
ey ölüler, ölülerin ölüleri dans edin dans edin ve bir vücudu taklit edelim..
bugün kolera
yarın intihar ilahileri
ve dans
dans
dans..




