ağıt

bir anlatısı var.

kabuktur hafızanın işlediği
cevabın sessizliğine misafir.
olsun.

/

uyarıyor bizi ışığın renginden geçen
ağız içleri
sanskrit atlasa çarpan
o karanlık.

karahindiba.

gölgenin uyuduğu bir sessizlik taşıyorsun
ve almayı öğreniyorum.

neydi.
kör bir kadının göz kapağında
parmak uçları
terleme, nefesler ve irinler.

Shakespeare kedisi

ya da ruhsuzluk ruhu içinde oturanlar
ateş değil, duvardaki hava
ateş gibi bu çığlıkları duyuyor musun?
bu bir lanet
çıplaklığımın laneti
ellerimin karanlığında yönelim bozukluğu.

yapraklara sarılmış çiçekleri yedim
ne zalim bir tanrı
her biriniz için kustum
sinirliydim
rengim kaçtı.

dalağım patladı
kaburgalarım
derimi soydum
köpeklerim tükürdü.

ey taş toplarınız
kasıklarınız
ve ağızlarınız
sizi bu gece tıraş edeceğim

iyi hisler
iyi hisler.

et suus ‘a manu deus

saf gece yoktur
kılıç taşırlar.

bir tanrı deviniyor içinde..

/

belki
kabullenmektir
küflü kentin gece sapları
dar çemberin hipnotik olayı gibi
yarı uykulu salıncak,

aşağı
yukarı
cehennemden
cehenneme kaçış
zar atan keşiş.

bunu biliyorum.

kabuğuna tomurcuk
kanamayı öğretiyoruz
onlar da çabuk büyüyorlar
taşır göğsünde ve kaybeder.

kimse kimsenin parçası değil
hizalanmışlık
suçlu yok
suçun kendisi var olana.

ceza

bahçe yolu
örümcek ağlarıyla kaplı catulus.
dişlerim dans edebilsin diye
zamanın kapısı.

karanlık
bu karanlık.

daha zarif
tepeden tırnağa nem
ve tatlı görünüm bir çan eğrisi
yayıyor yağmur günahını.

hafızayı sil
sanskrit atlasa çarpan
o ülkesizlik
ve kötülüğünü doldur cehenneme

bir çiçek gibi,

fetih ağız içlerinde olur
düşünce eğrisi parmaklar
oyunlar ve drama.

bu benim köpek dişlerim
damarlı kaburganız
ve tanrı oturur orada.

kanayan

çürümüş yapraklardan öğreniyoruz
kabuğunda zaman.

/

ve şimdi örtündük
kül çiçekleriyle üzümü çatlatan toprak
o yüzümü bilmeyen tohum
hangi fasıla ile başladı
ve bitti
sana avuç dolusu karanlık getirmiştim.

oysa merhaba.

dönmez ışığın rengi
kıyıda yırtılan nefes
neden çarçabuk tutuşur taş mezarlar üstünde
büsbütün büyür ve sonra da kaybolurlar.

Gioielli Rubati 256: Mariangela Ruggiu – Gisella Canzian – Elena Milani – Achille Schiavone – Paolo Parrini – SaphilopeS – Silvano Bottaro – Fausto Torre.

almerighi adlı kullanıcının avatarıalmerighi

… voglio scrivere a te un pensiero di amicizia,
guardare insieme con occhi buoni i difetti della vita,
le nostre piccole, inconsapevoli distrazioni che arrivano come spine nella vita degli altri
e aprono gocce di sangue rosso, e passi indietro nell’amore.
Se fossimo di puro spirito saremmo perfetti, e sarebbe perfetto ogni gesto,
invece non vediamo il fiore che calpestiamo, il dolore della carezza che diventa graffio
e ritorna a noi con dolore moltiplicato, e sembra vana ogni giustificazione.
Ho perso tanti amori che non hanno voluto ascoltare,
e di ogni gesto sbagliato hanno scritto la condanna
negando l’ascolto e la comprensione.
Ma tu pensami amica, accogli questo senso di amore per te,
raccogli i miei sbagli e portali a me,
ti mostrerei le intenzioni perfette dei fallimenti,
andremmo oltre, in questa strada che ci rivela
la bellezza della ricomposizione.
.
di Mariangela Ruggiu, qui:
https://www.facebook.com/mariangela.ruggiu
.
*
.
Capita…

View original post 561 kelime daha

gecenin sapı

dengesiz kapının içgüdülerine büyük sırlar vardır
güzel takdir tonlarıyla
bir kemik sesi
yalvarma gecesi
yanan çekirdekler .

külün küle değdiği yerde nefes al
bir fısıltıyla böyle kırılabilirsin.

gecenin taşı kan beyaz diş
uluyan bir köpektir,

ter sızdıran mezarlar.

Hafıza

içtim bir külü
orada gördüm olunmaz olanın
hafızasına saplanmış kılıç
gecenin zırhı,

o koyu ve soğuk bahçemizde

boynunu istiyorum
bir çukuru oyar gibi
dingin ve kusursuz.