okuduğun yazıtlar
kendisine bağlı dingin yatıyor
yaşamın kutsal bağı
ve nereden başlayacağını bilemediğimiz
ağıtlarımız bizim.
sanırım ki ağır ağır
sırtında gri bir hüznün giysisi
gülüyorsun
zamanın dişleri değmemiş tenine,
hiç yıpranmamış, ve yokmuş alışkanlığı acının.
dizeler okuyorsun
ve dilinden dökülen her kelime itiraf değil,
bir çeşit dua.
bundan büyük günahların yoktu
sadece hafızanın armağanı
iç karartıcı küller üstünde yürüyen
bir rahatlık vardı kafanda.
rahattı alnın
tıpkı bir kılıcın ucuna dayanmış
o keskin sükûnet gibi..
—
Fotoğraf, Pinterest
“sadece hatıra hediyesi
iç karartıcı küllerin üzerinde yürümek”
…ya da Arap anka kuşunun armağanı… küllerinden yeniden doğduğunda…
BeğenLiked by 2 people
Gülmek ve üzülmek insana özgü🌾🌿teşekkürler..
BeğenLiked by 2 people
Rahat kaçınılmaz olarak rahatsızlığa dönüşüyor, zaman zaman rahatsızlık da rahata. İçinde bir çığlık oluyor çünkü, yaşamak istiyorum diye bağıran. Devinimler, dönüşümler, falanlar filanlar işte.
BeğenLiked by 2 people
Statikliğe ihtiyacımız yok. 🙂hayat tiyatro gibi.
BeğenLiked by 3 people
Alakası yoktu yazılanlar, yaşanılanın; söylediklerinle.
Her saniyesi aranmakla geçti, bir beyhudelik varsa o da; serden geçerek, eskileri dinleyip, okuyarak, inanmayıp inanmak isteyerek ve hiç unutmayarak asla vazgeçmeyerek geçti. Yıllar aşırı haksız aşırı acımasız. Kimse değil.
BeğenLiked by 2 people
Doğrudur. Rüzgar götürür bazen.İnandiklarımız yıllar içinde eriyip gidiyor. Sanat da öyle.🌾🌿
BeğenLiked by 1 kişi
Hafıza ve acı, kutsal bir tonla, kelimeleri itiraflardan ziyade dualara dönüştürüyor. Barış ve tehdit arasında asılı kalan son görüntü, varoluşun ciddi kırılganlığını ifade ediyor. Ciao Saph
BeğenLiked by 3 people
Teşekkürler dostum🌿🌻.
BeğenLiked by 2 people
👍🪽🤍
BeğenLiked by 5 people
🌻🙏
BeğenLiked by 2 people