Epigramma

okuduğun yazıtlar
kendisine bağlı dingin yatıyor
yaşamın kutsal bağı
ve nereden başlayacağını bilemediğimiz
ağıtlarımız bizim.

sanırım ki ağır ağır
sırtında gri bir hüznün giysisi
gülüyorsun
zamanın dişleri değmemiş tenine,
hiç yıpranmamış, ve yokmuş alışkanlığı acının.

dizeler okuyorsun
ve dilinden dökülen her kelime itiraf değil,
bir çeşit dua.
bundan büyük günahların yoktu
sadece hafızanın armağanı
iç karartıcı küller üstünde yürüyen
bir rahatlık vardı kafanda.

rahattı alnın
tıpkı bir kılıcın ucuna dayanmış
o keskin sükûnet gibi..


Fotoğraf, Pinterest

Epigramma” için 10 yorum

  1. Rahat kaçınılmaz olarak rahatsızlığa dönüşüyor, zaman zaman rahatsızlık da rahata. İçinde bir çığlık oluyor çünkü, yaşamak istiyorum diye bağıran. Devinimler, dönüşümler, falanlar filanlar işte.

    Liked by 2 people

  2. Alakası yoktu yazılanlar, yaşanılanın; söylediklerinle.

    Her saniyesi aranmakla geçti, bir beyhudelik varsa o da; serden geçerek, eskileri dinleyip, okuyarak, inanmayıp inanmak isteyerek ve hiç unutmayarak asla vazgeçmeyerek geçti. Yıllar aşırı haksız aşırı acımasız. Kimse değil.

    Liked by 2 people

  3. Hafıza ve acı, kutsal bir tonla, kelimeleri itiraflardan ziyade dualara dönüştürüyor. Barış ve tehdit arasında asılı kalan son görüntü, varoluşun ciddi kırılganlığını ifade ediyor. Ciao Saph

    Liked by 3 people

Yorum bırakın