Logos

/

ve herkes gider
salt kedilerim kalır.

bazı adamlar ocağı sever
ocak da güzel olsaydı
yemeğin altını yakmazdı maria
şemsiyeni kapat
bütün dekorasyonu su aldı
bahçeyi
evleri, sokak köpeklerini

içimde bir boşluk var
baş dönmesi
bulantılar ve öğürtüler
kapıları kim çalıyor
paslanmış kilit aksanı
ölü balık gözü
mağaralar ve iniltiler
tüm renkleri kim buldu
annemin eski hırkası
naftalin kokusu örümcek
babam sadece anneme aşıktı
ben de onlara aşıktım
ve birden gözümün önüne geldiler
bütün bildiğim şeylere aykırıydılar
ve aşıktılar
ve timon lanet okuyordu
her şey bulaşıcı
lütfen kaçın
varlık
yokluk
ıvır zıvır torbaları
tanrıların oyuncak insanları
neyiz ki biz
bu ırmak hiç durmadan neden akıyor.

ve şu sokak
can çekişen kaldırım kedileri
bir fare gibi saklanıyoruz
gürüyorum ve kokluyorum
zehirli dilleri vardı akreplerin
dansöz gibi  elleri vardı yazarların
karıncası bol şehir varsılları vardı.

/

ölüm nedir ki anne
şimdi seni esmer efsuni bir buluta götüreceğim
efesli herakleitos’a sarılıp
firuze gibi parlayan dalgalara karşı
karşı tepenin toz çimenlerine bakıp
iskender ordusunda bir erin mektubunu okuyacağım anne;

gogomela’da bir barbarın evinde hastayım
tek bacağım yok
bilemedim savaş nedir
tanrılar bilir
tozlar ve sinekler bilir
tarlalara ve nehirlere götürün beni
sedir ağaçlarına götürün
sonsuz sessizlik
ve requiem söyleyen ölülere götürün beni
bir yolcu
aksiyetik bölünmelerim var
gesualdo son piyesini okumakta maria’ya
ve nietzsche’nin gözünde hepimiz ölüyüz
hepimiz ölüyüz
hep…
.
.
.
.

Logos” için 25 yorum

  1. “Arp diyarına serilen güz ağaçları” aklımdan geçti sabaha karşı ateşten, ağrılardan yorgun düşmüşken.. Başka şeyler değil de şiir düşünmek.. Hiç tanımadığım birini tanıyormuş gibi hissetmek.. Ne lezzetli şiirler.. Teşekkür ederim..

    Liked by 2 people

Yorum bırakın