Ninguit

ve dar kapılardan daha hüzünlüydü
buluntusunu arayan gölgenin tuhaf çığlığı
o gelir ve bilinmezdi
kar dediğin
örtüşmüyor, ağzımın içinde eriyen his
karanlık ve uykunun soyunuk anı
çıplağım diyorum
sırtım bir sunağın ortası
taşta çiçeklenir.

dolunayın kurt dişleri
kapalı avlular ve zehrini akıtan sessiz fısıltı
dal kırılır ve yine tekrarlanırdı
karaşın yapraklar arasında uzanan
solgun vücut
ve kim söylerdi beyazın günahı yok
alıp bir mutsuzun dudağını öper gibi
rengini çekip
eşikten öteye
haz alır, alıp onu taşır ve nasıl uyunur
çok koyu maviye dönüşüyor saçlarım
kimseye söylemiyorum
şarap döktüm kuşun gözüne.

Ninguit” için 4 yorum

  1. “…
    o gelir ve bilinmezdi

    dal kırılır ve yine tekrarlanırdı

    alıp bir mutsuzun dudağını öper gibi
    çok koyu maviye dönüşüyor saçlarım
    kimseye söylemiyorum”
    *
    Üç kere uyardın, üç kere uyandım.
    Güzel bu.

    Liked by 1 kişi

Yorum bırakın