monologo

….

onun üstüne var mı. hayır, onun batışını her defasında görüyoruz daha ne olsun. öteki mi, öteki kim. ne olurdu bir yabancıyı sevseydiniz, belki kafka ve milena olurdunuz. belki paul celan ve ıngeborg bachmann olurdunuz. yalnız safsatalar konuşur ve bu yargıçlar köpürüp neden taşıyor. taşmışlar ama yanlış tarafa kalemleri taşmış. eve, anneme gitmek istiyorum. kusacağım..

diyor ki;

ben piçtim semavere göre. semaverin kaynıyor olması mutluluğu ifade etmiyor. aksine cin ali geliyor ve her şey sıfır noktasında kaynamaya devam ediyor.

Neden diyorum..

çünkü
annemi mor elbisesinden tanıdım. hep kırışık, yamalı, bir askılıkta da inanılmaz asaleti var. ekmek ve süt kokuyor annemin elbisesi.

benim annem ağlayan bir çayır gibi. biz onunla mahkeme ve hep icra yoluyla sevişiyoruz..

bir fotoğrafa bakıyorum; müfettiş seri katillerin testerelerini sergiliyor. sonra bir ressam eline fırçasını alıp cehennemden gelen aletleri aktarıyor tablosuna ; hata fazla tanımlamalar ve kadın ve kaybolanlardan birine ait. piromani.

bir kere kıvrandı, aldırmadım. sonra, iki ,üç dört derken gelip kucağıma atladı. ben de onu sıkıca kollarımın arasında tutarak gidip pencere kenarında bir yere oturdum…

pencere açık. camlar kırık. onun sivrice dişleri var. ben oraya neden oturdum lulu. oturmamalı mıydım. hayır oturdum işte. kafamı bulandırmayın. kim bulandırıyor. ben mi?

….

kırmızı atlı yıldırım hızıyla haber getirdi. birden burnumda sibirya çiyi, yolculuk gibi  hedefsiz bir uçuştu.. sibirya piçiydim ben.
.. .  o da piçti sibirya’da..

..

aslında oyun oyun oyun. rol gereği bütün tanrılar boğar bir şeyleri.. başka oyunlara doğru. bizim manto dediğimiz gözümüzde su geçirir gerçeklik. karaşuk kuruşuk, karaşuk kuruşuk şeyler. uzaklığa övgüyü sadece eğreltiotlarına çılgınlık götüren atlar anlar.

monologo” için 17 yorum

  1. in realtà gioco di gioco. tutti gli dei strangolano qualcosa.. verso altri giochi. la realtà è impermeabile ai nostri occhi, che chiamiamo mantello. un mucchio di soldi, un mucchio di soldi. solo i cavalli che spingono la pazzia nelle loro felci possono apprezzare la distanza.

    Liked by 2 people

    1. Eyyyyy bu mu😄😄🤣

      Pek iyi yansımalar değil böyle
      Arada durup konuşmamız, küçük dipisip notlarımız arasında
      Hiç yoktan iyi midir bilinmez amma velakin
      Sen suçsuzsun
      Benim beynim uçmuş, olan olmuş ki
      Öğrendim ruhumu, bir adım ileri
      İkiden geri vitese takılmış lulişka
      Hapşuuu iyi bilirdik meftayı
      Am bitinden çoklu tanrılara kadar yazmışlığı var,

      Ah dağlar, taşlar
      Yapraklar ve oylumlara karşı oturmuşluğu var.

      Gözlerim kayıp gidiyor, morcimek
      Uykusuzum ve sen tatlı bir rüzgar
      Gelsin dolansın ayağıma
      Var. Alaca bulmaca üzgün ruhum
      Bir de ne göreyim
      Daha sık yazsaydınız
      Dördüncü sahneyi mesela
      Bu ne tutkunluk
      Boyunca yürüdüm geçtim vadiden
      Solucan çiçeğinin rengine aşık oldum
      Ah ne yazayım
      Çıkrık sesleri, kemiklerimin de kırıkları var
      Lütfen parül uzatır mısın.

      Aylar geçti
      Baudelaire’nin gramofunu ve Nerval’in çığlığı gibi
      Bana imgesini yansıtan Vian
      Adını söyledim bak şimdi bak..
      Bu tiyatro oyuncusunu seviyorum.

      Azizim Citruhellos
      Sütunlu turuncu bir tapınak var
      Salonun içi bizi ilgilendirmez
      Zarif dinsel tören yapmayacağız
      Sadece keskin dişlerim var
      Neden gelmiyorsun oraya
      Ay koyu, dantelam saracak seni
      Bacaklarım saracak seni
      Boynunu getirmeyi unutma sakın
      Var, var frenküzümü de var…
      Eyyy…

      Liked by 1 kişi

      1. ne diyeceğimi bilemiyorum, bu denli hoş bir yanıt beklemiyordum… sahiden iç çektim çocuk gibi. çok çok teşekkür ederim, ilk kez bir şiiri odama asmayı istedim, okuduğum onca şiirde hiç böyle bir istek duymamıştım. bir şenlik duygusu hediye almış gibiyim, dadacı bir çingeneyi çok sevindirdiniz, içiniz dert görmesin :))

        Liked by 1 kişi

  2. Gelsin dolansın ayağıma
    Var.

    güzelliğe bak, öyle bir güzel… böyle güzel bir uyumu öyle az gördüm ki.. her baktığında sevindiren bir varlık gibi.. bir de çok evvelden okuduğum bir kitapta alıntılanan bir şiirden minicik bir uyum kalmış aklımda:

    Kurt ulur
    Kükürt sülfür

    gibi birşeydi bitişi, uzuncaydı ama burasını hiç unutmamışım. sesin çıkmayınca merak ettim seni, öyle işte.

    Liked by 1 kişi

    1. Babam çok hasta. Onkoloji bölümünde yatıyor. Ateşi çok yüksek. Kafam dağınık. Biz annemle hep gülerdik.. Annem gülmüyor ben de gülmüyorum. Uzak nedir..yakın nedir hangisi yakındır. Çok teşekkür ederim.

      Liked by 1 kişi

  3. Sarılalım, elim de sırtında olsun. Susalım, iç çekelim.. Ağlamak da iyi, çünkü insanın içinde yıldırımlar çakar, yanardağ patlar, su gerekir o zaman. Dehşet süreçler biliyorum, orada ne dil, ne kitap sökmez…… Esenlik üzerinize olsun dilerim, kendi esenliğimden alıp senin avucuna koyuyorum canım, güzel bir nefes al, yine güleceğiz, bu defa daha derinden derinden güleceğiz. Annenin gözlerinden, babanın ellerinden öperim. İçinin yangını tutuşunca olur ya gidecek bir yer bulamazsan, bulduklarına gitmek istemezsen bana yazabilirsin. Ne zaman istersen bana yazabilirsin…

    vangoghstarry83@gmail.com

    Telefon ederiz birbirimize ve ben seninle seve seve konuşurum, dilersen seve seve susarım birlikte. Dayan canım, dayanalım… Geçecek, korkma sakın, iyi olacağız.

    Liked by 1 kişi

Yorum bırakın