Sonsuzluk

Göz çukurunda duyumsanabilir, karaltıyla sökülüp aynılığa teslim olan İplikler ve
öldürdüğümüz mutluların yüzlerinde
Mart yağmur ve kuzgun
Sonsuz kısalıyor
Ay yalnızca kanamakta..

Sonra aniden tomurcuklanıyor gece içinde fısıldayan sesler,
Kahvenin kokusu, orada hissizlik çocukluk değil, yalnızca sade inilti
Kendi hoşluğunda aşk ve gölgesini emen bir mermerden başka gerçeğe dokunuyoruz

Durduğum yüzey, alkolle sıvanıyor
nereden baksak tanrısal değildi, bu ıslaklık
Biteviye çığlıklar
Ve trampatalar çalarken
Kapanıp duruyoruz bir suyun sağlamasında
Su da tutardı kederi, kendini ve narince,

Önce kendinden uzaklaşıyor kumda avuç içlerini yakan adam
Sonra Marlen’li kadın
Lacivert topuklu
Tik, tak..

Sonsuzluk” için 4 yorum

Yorum bırakın