İplik uykusu

gibi, gidecek bir yerimiz yok
toprağın derinliğinde zamanın hilesi     çekiyor bizi
ve gittikçe kararıyorduk fısıldayıp suyun dalgasını beyaz çanlara..

can da duyarmış,
yansımasında aynalar varken
damarların ve ellerin soğuduğu an
kendinden ve her zaman kendinden
herkes gidebilirmiş
şarabın ağrısı
iki keskin iplik ve hep kırmızıyken
tamam, anlaşılır
renkli camların kaplamasından başka
görünen güneş ışığıdır yalnız
ve son yoktur dipsiz bir dip
tapınaklarda soyunan giysilerimizden öte
böyle duruluyormuş
ve dinleniyormuş bir blues, sarhoş uyurken
sıradan yağmur da ıslatabilirmiş bizi,

öyle diyorlar, kurumuş ceviz ağacı
kimsenin ait olmadığı yer..

İplik uykusu” için 6 yorum

  1. ben bulamıyorum bir hile, ipliğim, sarılıyorum beni yıkacak ve yapacak zamana, ipliğim, uyuyorum… Bir sarmalın başdöndürücülüğü bu kadar güzel anlatılır, tebrik ediyorum…

    Liked by 2 people

Yorum bırakın