Hortus quietam

taşta taş
yoksun, bakıp  ırmağın altlarına
yazı tabletlerinden beri
ya da çürümüş kımıldamadan her şey
ruhumun zevki, huzursuz
bundan ötürü
tahtaya vurdum, doğanın tenine, revnak yıldızlara bakıp
karanlığın çektiği  en koyu dip
beni de sakla
yılanların hüküm sürdüğü bu mevsim
sessiz mozaik ve mezar başlarında
bir ağıtın yakılması
gördüm diyorum
ceylan başları dağınık
ve dramatik
tanrım bağışlanamaz suya ket vuran el
orada,
telkarı gibi her renk, sessiz ve teşne..

gövdemin içinde
gökyüzü, yeraltı, yeryüzü
ben de sizin parçanızım, bir çit üzerinde sökülerek, oraya bakıyorum
haftanın ikinci günü
nerede benim yağmurum tanrım
tanrımın yağmuru
uyuyorum, yüzün bir motifte
su biriktirdim, içim dökülsün
bu ağaçların ruhu
bu toprağın ölülerinden
çok ozan doğar
ömrüme dokunur ve çanlar çalarken
uzuyor kenarına oturduğum bahçe
ve tanrı çekiyor  beni…

Hortus quietam” için 2 yorum

  1. Akşam vakti ıslıklardan yoksun, sorun derinde, derin içimde…

    Ve derinliğin pür parçası bir şiir bu gördüğüm;
    Ellerin ve zihnin ile ördüğün kördüğüm. 👏🍍

    Liked by 1 kişi

Yorum bırakın