Işık kesiği

Ece’nin kaynağında vardı
Benaresin ölünmüş kadınları
Tek söz
Avlu uçları
Biliyorduk ve gidiyorduk
İşte o zaman yağmur dipleri
Kırbaç ve kırmızı
Eğilip gölgelere blues söylüyorduk
İşte o zaman
Aforizma taşıyordu içimizde bir yer
İçimiz kalktığında devam ediyorduk
Işığı tırpanlayıp
Bu kırılan zaman değil
Sağlaması olmayan gözbebek büyümesi
Örselenmiş kedi perişanlığı
Yas tutun
Yas tutun. Yas tutmayacağız..

Çeliğin rengi yanmadan önce
Rengimi rengine vuran kadınlar
Suyun ay vakti
Ansızın bir fırtına gelir
Korolar ve tanrılı ilahiler gibi
Tanrı lanet yağdırıyor
Kil tabletlerden beri
Bütün bahçeler kuş ölüsü
Kafatasında ipeğe sarılmış körlük
Aynalardan görüyorduk
Ateşin sonu, tuzun kokuşmuşluğu
Bu şarkı,
Sen ey duıno ağıtlarındaki incir ağacı gibi
Kırmızı akıyorduk nehir ağızlarından
Nehir ağzından biliyorduk
İstavrit kılçıkları gibi

Dans ediyorduk
Dans ediyorduk. Dans..

Işık kesiği” için 2 yorum

  1. Sorsan söyler yaşını, başını.
    Görünce tanır yüzünü, gözünü.
    Gülümser sana senden önce hep,
    Saçları ışın ışın… Tanrı onun parçacığı.
    O bir higgs bozonu. Bir buçuk sene evvel keşfettik Işık’ ı.

    Bir de söylemeden geçemeyeceğim,
    Tanrı anca lanet yağdırır. Herkes kendinden verir.
    Kilden pile, elden ele.
    Sahi bakanlık da bebelere tablet dağıtacaktı:
    ne ola ki bu tablet…
    -Evet canım, böğön canlı ders var.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s